
FaceID
DualSensor Yüz Tanıma
& Parmak İzi Tanıma
Herkesin
iyi bir yüzü vardır ancak herkesin iyi bir parmak izi
yoktur. İnsanların yaklaşık olarak %5’nin parmak izi ile
Kimlik Saptama işleminde okuyucuya yeterince iyi parmak izi
okutamadıkları bilinmektedir. Bunun nedenleri ise çok
basittir: Parmağın kesilmesi, yanması, yaralanması,
terlemesi, yaşlanması ya da parmak izi sensörünün veya
okuyucusunun yağlanması, kirlenmesi veya lekelenmesidir.
Parmak izi
görüntüsünün 1/3X1/2 inch, yüz görüntüsünün ise 5X8 inch
büyüklüğünde olduğunu bir düşünün. Sizce yaralanma, kesilme
veya berelenmelerden hangi görüntü boyutu daha az
etkilenecektir?
Parmak
izi kullanışlı olsa bile, parmak izi okuyucuları 1 kişiyi 1
milyon kayıtlı kullanıcı arasından otomatik olarak ayırt
edememektedir. Ancak hem parmak iziyle hem de FaceID ile
elde edilen yüz görüntüleriyle de beraber karşılaştırılma
yapılırsa, 1 kişi 1 milyon kullanıcı arasından bulunur.
Bu
kombine yaklaşım hem daha kullanışlı hem de daha az
maliyetlidir. Bazı büyük parmak izi veri tabanlarının aynı
zamanda sistemi daha elverişli yapan kişilerin yüz
görüntülerini de içerdiği bilinmektedir.
FaceID
DualSensor Yüz Tanıma &
İzi Tanıma
El İzi
Tanıma Sisteminin bazı problemleri vardır:
Birincisi,
elle temas gerektirdiği için bazı hastalıkların (SARS)
kişiden kişiye bulaşmasına neden olabilir. FaceID Yüz Tanıma
ise yüz resmini belli bir mesafeden aldığı için aksine
tamamen hijyeniktir. İkincisi, sol ellerini kullanan
kişiler okuyucuya sağ ellerini uzatırken zorluk
yaşamaktadırlar. Üçüncüsü, el tanıma sistemini
kullanmak oldukça bilgi gerektirmektedir. Kişileri sistem
kullanımına hazırlamak yaklaşık 15 saniye almaktadır.
FaceIDde ise yüz tanıma işlemleri yaklaşık 1 saniye
sürmektedir. Dördüncüsü, kullanıcıların yaklaşık %5’i
ya ellerini okuyucuya tam ve doğru olarak yerleştirmedikleri
yâda elleri okuyucunun alanından daha küçük veya büyük
olduğu için el okuyucusu tarafından reddedilmektedirler.
FaceIDde ise reddedilme olasılığınız ATM’lerde yetersiz
bakiye nedeniyle reddedilme olasılığınızdan bile daha azdır.
FaceID
DualSensor Yüz Tanıma
& İris Tanıma
İris okuyucular yanlış
kişinin geçişine/erişimine nadiren izin verir. Ancak, iris
yapısı oldukça küçük olduğu için, irisleri bulabilmek için 2
hareketli kamera kullanılması gerekir ki bu da okuyucuyu
oldukça pahalı hale getirir. Ayrıca irisleri bulmak ve
analiz edebilmek için kameranın dar açılı olması gerekir.
Kamera görüş açısı dar olduğu için de doğal beden
hareketlerinden bile fazlasıyla etkilenir. Bu nedenle
okuyucu tarafından reddedilmemek için gayet sabit durmanız
gerekir. Ayrıca, İris okuyucular irisi kaplayan renkli lens
kullanan kişilerin irislerini bulamadığı için tanıma
yapamazlar. Gene aynı şekilde, parlayan gözlük camları
irislerin bulunmasını önlediği için gözlüklü kişilerin
tanınmasında zorluklar yaşanmaktadır.
FaceID sadece
1 kameraya ve yüzün farklı birkaç görüntüsüne ihtiyaç duyar.
Kişi ister ayakta olsun ister otursun, yüz görüntüsü gayet
geniş bir alandan elde edilebildiği için hareketli kameraya
da ihtiyaç yoktur. Ayrıca, FaceID gözlükle (güneş gözlüğü
hariç) ve gözler kapalıyken bile tanıma yapabilmektedir.
FaceID’in bakımı da kolaydır çünkü kullanılan kamerada
hareketli bir kısım yoktur.
FaceID
DualSensor Yüz Tanıma
& Ses Tanıma
Kamuya açık
alanlarda veya yankılı telefon hatları gibi gürültülü çevre
şartlarında Ses Tanıma Sistemleri güvenilir değildir.
Ayrıca, soğuk algınlığı nedeni ile meydana gelen ses
kısılmalarına karşı çok hassastır. Ses Tanıma Sistemi,
geçiş/erişim hakkına sahip bir kişinin ses kaydı
kullanılarak kolayca aldatılabilir.
FaceID her
tür dış ortamda ve hemen hemen tüm iç ortam ışık şartları
altında çalışmaya devam eder. FaceID erişim hakkına sahip
kişinin fotoğrafı ile aldatılamaz çünkü 2 boyutlu ve 3
boyutlu objeler arasındaki farkı algılar. Ses Tanımanın
gerçekleşmesi için ismin ya da önceden belirlenmiş cümlenin
2 kez söylenmesi gerekir bu da yaklaşık 4–8 saniye süre
alır. Oysa FaceIDde yüz tanıma 1 saniyenin altında bir süre
alır.
FaceID
DualSensor Yüz Tanıma
& Retina Tarama
Retina
Tarama Sistemi, gözün arkasında yer alan damar desenlerinin
ölçülmesi esasına dayanır. Retina Taramasının
gerçekleşebilmesi için kişiler gözlerine lazer tutulan bir
merceğe bakmak zorundadır. Bu nedenle biyometrik olarak ne
kadar ne kadar güvenilir olursa olsun, birçok kişi gözüne
lazer tutulmasını reddettiği için güvenirliliğinin anlamı
kalmamaktadır. Retina Tarama biyometrikler içinde
kullanıcılar tarafından en az sevilen ve kabul edilenidir
çünkü insan bedenine en çok müdahale edenidir.